"Sinüzit" Hakkında Bilinmesi Gerekenler!


    SBÜ Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi “Sinüzit”  Hakkında Vatandaşları Bilgilendirdi

   Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr Erkan Esen, Sinüzit konusunda Merak Edilenleri Cevapladı

Sinüzit Nedir?

   Sinüzitin tanımı için öncelikle sinüsleri tanımlamak gerekir. Sinüsler, kafa kemiklerinin içinde bulunan, burun içine açılan, içi hava dolu kemik boşluklarıdır. Sesin oluşmasının yanında burundan geçen havanın nemlenmesine ve vücut ısısına göre ayarlanmasına , içi hava dolu olduğu için kafanın ağırlığının azaltılmasını sağlarlar. Sinüs boşluklarının viral, bakteriyel ve mantar gibi etkenlerle iltihaplanmasına “Sinüzit” deniyor.

Sinüzitler; 2 haftadan kısa sürerse akut sinüzit, 2 ile 12 hafta arası sürerse subakut sinüzit, 12 haftadan uzun sürerse kronik sinüzit olarak adlandırılıyor.

Sinüzitin Şikayetleri Nelerdir?

   Elmacık kemikleri üzerinde ve göz altları daha fazla olmakla beraber, yüz genelinde yaşanan basınç, zonklama hissi ve ağrılar sinüzitin karakteristik belirtileridir. Ayrıca burundan öne veya genize doğru sarı, açık yeşile renkte akıntı olabilir. Başınızı öne doğru eğdiğinizde ağrı ve basınç hissi artar.

    Sinüslerin dolu olduğu zamanlarda balgamlı öksürük, ateş, diş ağrısı görülebilir ve ağız kokusu artabilir. Burnun tıkalı olması nedeniyle tat ve koku duyularında azalma yaşanabilir.

Bulguları Nelerdir?

   Sinüzitin tanısı klinik bir tanıdır. Yani başvurduğunuz hekimin sizin şikayetleriniz ve muayene bulgularını birleştirmesiyle konulur. KBB uzmanı ağız içi muayenenizde geniz akıntınızı görebilir ve en önemlisi günümüzde yaygın olarak kullanılan endoskop adını verdiğimiz aletlerle kameraları kullanarak burnunuzun içini, sinüslerin açıldığı bölgeleri değerlendirebilir.

Tanısı için Neler Yapılmalıdır:

   Yukarıdaki şikayetler var ise doktorunuza başvurmanız gerekir. Hastaların büyük bir kısmında sinüzit tanısı koymak için film çektirmek gerekli değildir. Radyolojik tetkik yapılacağı zaman günümüzde daha çok bilgisayarlı tomografi kullanılmaktadır. Tomografiyi daha çok ilaç tedavisine yanıt vermeyen, kronikleşmiş sinüzitlerde ve polipli sinüzitlerde ameliyat öncesi istenir. Bu tomografi ameliyat planı için bir 'yol haritası' özelliğindedir. Bunun yanı sıra tanı karmaşası yaşanan bazı olgularda, örneğin kronik baş ağrısı olan olgularda söz konusu baş ağrısının sinüzite bağlı olup olmadığını ortaya koymak için tomografi çekilebilinir.

Tedavisi İçin Neler Yapılmalıdır:

    Sinüzitin öncelikli tedavisi ilaç tedavisidir. Burada 10-14 günlük antibiyotik tedavisi uygulanır. Kronik sinüzitlerde bu süre daha uzun tutulabilir. Antibiyotiğin yanı sıra özel tuzlu solüsyonlarla burun yıkama, burun açıcı spreyler, dekonjestan adı verilen ve sinüslerin ağzını açmaya yardımcı haplar, gerekirse ağrı kesiciler kullanılan diğer ilaçlardandır. İlaç tedavisiyle iyileştirlemeyen hastalara ise cerrahi uygulanır.

  Günümüzde sinüzit ameliyatları yaygın olarak burun içinden, dışarıdan bir kesi yapılmadan, endoskoplarla kamera eşliğinde yapılmakta, buna endoskopik sinüs cerrahisi adı verilmektedir. Burada temel prensip hastalıklı dokuları, iltihabı ve varsa polipleri temizlemek, sinüslerin ağzını açmak, böylece sinüslerin güzelce yeniden havalanmasını sağlamaktır. Aynı seansta eğer varsa burun kıkırdak kemik eğriliği düzeltilebilir, burun etleri küçültülebilir. Endoskopik sinüs cerrahisi her ne kadar sedasyon altında lokal anestezi ile gerçekleştirilebilse de pekçok cerrah genel anesteziyi tercih etmektedir.

Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

    Ameliyatta sinüslerin ağzına ipli süngerimsi tampon koyulduysa bu rutinde iki gün sonra alınır. Eriyen tampon kullanıldıysa bunu geri almaya gerek yoktur. Ameliyat sonrası hekiminizin önerdiği şekilde ve sürede bazı ilaçlar (antibiyotikler, kortizonlu burun spreyleri, burun açıcı burun spreyleri, burun yıkama, yağlı burun damlaları) kullanılır. Burun içinde kabuklanmalar meydana gelebilir. Bunların temizlenmesi için hasta hekim tarafından haftada bir gün 3-4 hafta boyunca görülmelidir.

    Başarılı geçmiş bir sinüzit ameliyatından sonra sinüslerin kendi doğal temizleme mekanizmaları normale dönmektedir. Yani hastanın sinüsleri normalleşmektedir. Sinüzit ameliyatı geçirmiş bir hasta, sinüsleri normal işleyen bir hastadan daha farklı değildir. Yani sağlıklı bir kişinin alacağı önlemler dışında kendisini koruması için fazladan ek önlemlere ihtiyacı yoktur. Burada en önemli nokta bulaşıcı soğuk algınlığı dönemlerinde dikkatli olma gereğidir. Sık tekrarlayan soğuk algınlıkları sinüzitin tekrarlamasına yol açabilir.

Alerjik, astımı, kronik bir hastalığı olani hastalarda, ameliyat sonrası yapılması gereken en önemli koruma yöntemi, belirli aralıklarla kontrole gelmektir.

SBÜ KOCAELİ

DERİNCE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

KBB UZMANI DR ERKAN ESEN

Yorumlar


Yorum bulunamadı.

© Kocaeli Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2017